konfeşıns of e dencırıs maynd.
kim konusmus: fakeangel

kucukken bana kocaman gelen seylerin, buyudukce kuculdugunu fark ettim ben. kucukken gozumde buyuttugum her sey, simdi ya onemsenmeyecek kadar kucuk, ya da kucuk oldugu icin onemsenmemesi gereken seyler.
dun, kisa bir yolculuk sonunda, eskiden gozume kocaman ama simdi makul boyutlarda gozuken binayi gorunce, hicbir seyin ustesinden gelemeyecegim kadar buyuk olmadigini dusundum.
artik ne askimdan olecegim, ne ozlemekten cildiracagim, ne sinirimden kuduracagim, ne de mutluluktan ucacagim. ve bunlari yasamama sebebim, karsima cikan insanlarin bana bunu yasatamamasi olmayacak biliyorum. ben, buyumus olacagim. ve sadece, kendi kucuk seylerimin tanrisi olarak yasamaya devam edecegim.
canliyiz ki ozgurluk istiyoruz demissin.
ben bunu artik cok fazla isteyemeyecegim.
sen de oyle.
bu artik, sadece, oturup ictigimiz zamanlarda, agzimizdan cikan bir replik olarak kalacak. ve biz yine, pazartesi gunleri, yetismek zorunda oldugumuz islerimize kosusturacagiz. buyuk binalari gormeden, hatta hicbir seyin buyuklugune saygi duymadan.
ne demisler?
gerek yok kocaman sloganlarla konuşmamıza, her faydasız ske dertlenmemize. olan bitenle alakalı farkındalık arttıkça, ballandıra ballandıra anlatılanların ne kadar sıradan şeyler olduğunu algıladıkça önemsizleşiyor ve gülünçleşiyorlar.
bana geri kalan en anlamlı slogan “be simple”
bana geri kalan bir slogan bile yok :)
“caniyiz ki özgürlük istiyoruz”.
sarhoş yazınca “canlıyız ki” gibi yansıyabilir.
bir iskele tuvaletinin duvarına yazmak için iddialı bir söz bence bu.
neyse. zaten çukobirlik “gökdeleninin” küçülmesi benim de dikkatimden kaçmamıştı.
küçükken hepimiz Alice’tik, her yer harikalar diyarı. sonra bir kurabiye yedik büyüdük, büyüdük, büyüdük…