bliss.*
kim konusmus: fakeangel
kadin mutluydu. adamsa fazlaca rahatsiz. kadin sormuyordu. adaminsa bulabildigi tek bir cevap bile yoktu. kadin gulumsemeyi kendine cok yakistirirken adam nefret ediyordu aynaya baktiginda ilk gozune carpan catik kaslarindan.
kadinin uzun ve parlak saclari vardi. temiz. ve uzamasi icin cok caba gosteriyor, onlara cok iyi bakiyordu. adaminsa uzun ve mat sakallari vardi. kirli. onlara cok iyi bakiyordu adam da ama sadece aynada. ve biliyordu ki; hayatinda caba gostermedigi her seyin temsilcisiydi o sakallar. kilini kipirdatasi yoktu kisaca. ve kipirdamayan killar da hicbir cabaya gerek olmaksizin uzayip duruyorlardi.
hayat bir sekilde, hepimize orta okulda ogretilen sacma milyonlarca bilgiden biri olan “zit kutuplarin birbirini cektigi” detayini, bu ikisine unutturmamis, 20lerinin sonun geldikleri zaman, alin demisti.
carpistirin ask askerlerinizi!
kadin adamla daha da mutlu oldu. adamsa daha sagliksiz. kadin guclenip ogrendikce, adam usandi ve sikildi. cogu zaman yeter artik demek istedi. ama konusmaya usendigi icin vazgecti her seferinde. kadinin gozunde sevgi cok safti. adamsa dunyayi anlayan ve cozen biri olarak, sevgiyi fazlaca boktan buluyordu. sevgi ikisinin de aklina geliyordu; ama kadinin gozleri doldukca, adamin midesi bulaniyordu.
fazlaca kliseydi ama hakikaten de erkekler marstan, kadinlar venusten geliyordu. huzur icinse yapilabilecek tek guzel gonderme, dunyanin en guzel filminde gizliydi. in e galaksi far faar evey!
huzur cok uzaktaydi. herkes cok uzaktaydi. ama en cok adamla kadin birbirine cok uzaktaydi artik. sanirim, sevilmeyen yonetmenler, anlamaya usendirecek kadar kotu filmlerine isim olarak “uzak” i bosa secmiyorlardi.
kadin gitti. adam gitti. ikisi de merak etmedi. bilmek de istemedi. yok saymak kolaydi. yok saymak guzeldi. yok sayinca bir kere, vazgecmis sayilmiyordun cunku. ama her seyden onemlisi:
cehalet mutluluktu.
*bu kisacik oyku, bir yerden esinlenerek yazilmis olup, oykunun icerisinde bununla ilgili ipucu bulunmaktadir. esin kaynagimi bulani bir supriz bekliyor. ve evet, feykencil bunu hep yapiyor!
ne demisler?
heh ipucunu görmeden bu sakallı kaşları çatık anca bizim dr house dicektim ki bir baktım gregory var içerde bir yerlerde zaten :) Hediyemi isterim oyle kardeş die verilmezlik olmasın!
cevaba cok yaklasmis ancak ulasamamissin beybi. ha gayret :)
sürprizi siktir et de, yazının her bi harfini çok sevdim.
tesekkur ediyorum beybi. benim de icime sindi sanirim..
allah allah sonuç olarak house tan esinlenmedin mi
hayir aslinda. ama cevabi house’tan yola cikarak bulabilirsin.
house izlemiyorum ki adaletsiz bi durum
hem bu aynaya bakan kaşları çatık bizim dr house deil mi
yoo diil. sadece gregory konusunda haklisin. house da gregory gibi bir ipucu. cevap diil yani
cok iyi bir sallama yaparak cevabın kafka- dönüşüm oldugunu iddia ediyorum.
oha cok guzel bir sallama olmus bu :) keske olsaydi dedirtti bana.
Bakalım kim bilecek cevabı ve cevap ne acaba? Cok merak ediyorum.
Jo’nun açtığı ortaya rövaşatayı ben koyuyorum o zaman. House MD, “ignorance is bliss” adlı bölüm?
oh yes. bir de kadinla erkegi alayim senden oyleyse. kolay bir soru, dogru cevabi da verdin sayiyorum ama ortada soru isareti kalmasin.
ayrica, senin bilecegini biliyordum.
isimlerini istemiyorsun heralde benden?
karakterin biri IQ konusunda aşmış dünyanın en genç, en zeki adamı. fakat hergün aynı şeyi okuduğunda / izlediğinde ne kadar sıkılıyorsan, bu adamda dünyayı her haliyle algılamaktan sıkılmış vaziyette. ünlü de baya. kadınımız biraz saf, cahil.. fakat mutlu. adamı da zekası için değil, o olduğu için sevmekte. adam da buna bayılmış zamanında zaten. fakat gel zaman git zaman yağmur adam sıkılıyor bu iletişimsizlikten. veriyor kendini aptallığa. algılarını köreltmeye. sıradan bir hayata. algılamaktan korkmayacağı bir dünya yaratıyor yine kendi zekasıyla. son kez. öyle işte.
oyle iste! :)
supersiniz biliyorsunuz degil mi sayin jack ? simdi tek yapmaniz gerken, adres bilgilerinizi bana mail olarak gondermek.
şimdi sizin evden çıkıyorsun çevre yoluna. ordan bastırdın mı dümdüz iller bankası kavşağına geliyorsun. ordan bi sol yapıp k.evren bulvarına. ordan da Ç.E.E.M.L’den dönüp yolun sonuna kadar devam ediyorsun. ha karşıdaki 2 bloklu kahverengi, 12 katlı binanın 11.katı, 11 numero. aşağı kapının şifresi ******
ahaha. sifreyi de ben desifre etcektim burda, sonra hatunlar sira olurlar kapinin onunde diye korktum vazgectim.
o diilde yazıyı okurken bi an benden mi esinlendi lan acaba dedim.
sonra bazı harflerin koyu olduğunu farkettim. ilk harf p mi ulan derken. diilmiş. o an yıkıldığım andır feyk. yıkıldığım..
:) ahaha
Çok sevdim ben bu yazıyı..