daldan dala vol:42 a.k.a. yazi basliginda hayatin anlaminin cevabini bulmak.
kim konusmus: missipisi
hadi simdi, yazinin basinda itiraf edin. siz de benim daldan dala ismini verdigim ve tamamen sacmaladigim yazilarimi ozlediniz.

ilk konumuz, gerilla pazarlamaylan ilgili. turkiyede uygulandigi zaman mutlu oluyorum alenen. evet, yarim donem pazarlamaylan ilgili calisinca pazarlamaci vizyonuna sahip bir insana donusuyorum cok feci. ve evet, bir de siz beni seneye tez yazarken gorun.
bunun bir diger versiyonu da 2 ay finansci olarak calisinca, finansci vizyonuna da sahip oluvermem. arada evde atip tutuyom. valla bakin. anne diyom, dolar yukselcek ha, faiz indirimi bekleniyo ha. o da yazik, dinliyo beni.
neyse, ne diyodum. he, gerilla pazarlama. yurt disinda o kadar asmis ve guzel ornekleri var ki. ozellikle acik hava reklamciligi soz konusu oldugunda. ama yine de, mart ayinda gerceklestirdigim kisa istanbul seyahatimde de farketmistim -seyahat ne lan?-. gecen hafta gittigim konserde de farkettim. bizde de yapilmaya baslandi ve guzel oldu. degisik oldu yani.
bu da benim cektigim bi fotograf. he ustte gordugunuz. yani klasik bir reklam vermektense, boyle markanizla bagdasan sevimli adamlari konsere goturun. dogrudan satisinizi arttirmasa bile, insanlarin ilgisini cekiyo. marka imajina ve bilinirligine ayrica da akilda kaliciliga katkisi buyuk bence.
hazir derslerden ve benzeri konulardan baslamisken. sevgili tez danismanima bir takim laflar hazirladim. onu solicem. “greenwashing” nedir, cevreylen ilgili bi tez yazinca bana kim is vercek, dunyayi senlen ben mi kurtarcaz? cok merak ediyorum. valla bak. bence superdi, kriz donemlerinde reklamlari incelemek. sevmedigim bir konuyla 1 yilimi gecirmek gibi bir risk aldiriyorsun bana. ve bu beni cok uzuyor. hakikaten, sinir olmaktan ote, -neden bilmiyorum ama sana cok saygi duyuyor ve seni cok seviyorum, cok sinir ol(a)mayacak kadar- uzuluyorum.

hazir daldan dala konseptimiz, o zaman gunun anlam ve onemine de uygun olsun dedim. buradan butun annelerin de anneler gununu kutluyorum. normalde, “bu tarz gunlere kafam girsin” mantalitesi tasiyan bir insan olan ben, anneler gununu gercekten cok seviyorum. o kadar cok seviyorum ki, anneme anneler gunu hediyesini dayanamayip persembeden verdim.

su yukarida gormekte oldugunuz yatak odasi da, bir haftadir masaustumu suslemekle birlikte, bana cesitli hayaller kurdurtmakta efendim. orada yasamak istiyorum. o oda benim olsun istiyorum. “biz” e ait bir evin. “biz” e ait odasi bu olmali. kesinlikle..

normalde, rejimle falan isi olmayan bir insanim. ihtiyacim olmadigindan diil, sadece soz konusu yemek oldugu zaman “amaaan, bi daha mi gelcez dunyaya” diyip durdugumdan ve hayatima isim koysam onun adi “feykencil kebaplar diyarinda” olcagindan oturu, rejimlerle aramda fazlaca mesafe bulunmakta. ise basladigimdan beri, biraz kilo verdim ve bu annemi cok mutlu ediyor. bir de yaz basinda ablamin dugunu var ve cocuklugumdan beri ablamin duyununde zayif bir insan olacagimin hayalini kurdum ben. kendimle ilgili hic dugun hayalim olmadigi icin, hep ablaminkine entegre ettim kendimi. cok net bi sekilde istedigim, sari ve uzun sacli olmak, kirmizi ve kisa bir straplez elbise giymekti ablamin dugununde. saniyorum bu 8 yasimdan beri falan boyle sabit bi hayal. buyuyunce, lan ablam evde kalcak nasil olsa diye dusunup rahatlamistim. ama hatun hakkaten evleniyor. ve benim sarisin ve uzun sacli olmam cok imkansiz. aslinda zayif olmam da cok imkansiz ama icimde 6 kilo vermek gibi bir istek barindiriyorum. hafta sonu ankaradan gelen bir arkadasim bu konuda imdadima yetisti ve bana weight watchers die bi rejim verdi. onu yapcam. yarindan itibaren. eger ise yararsa, solicem ki sizler de yapin. cunku cok zevkli ve guzel ve kolay biseye benziyor.

bir haftadir bok gibi olan hava, bugun birden bire cok isindi. aslinda bizim pek alisik olmadigimiz bir sey bu. yani mayisin 10una kadar gelip de hala usumemiz hafiften. ya da hala yaz gelmemis olmasi. ama yine de, birden bu kadar sicak bir havayla karsilasinca, insan sevinemiyor ve afalliyor. ayrica da, daha once de soylemistim bunu. bugunku sicak havanin, yazin cehennem gunlerinin habercisi oldugunu bildigimden, bi daha tekrarlicam: eger cehennem diye bi yer varsa, ve beni birileri oraya gonderirse, benden ve diger butun adanalilardan, zaten hayatimizin ortalama 60-70 yilinin en az 3er ayini hakikaten cehenneme cok benzeyen bi yerde gecirdigimiz icin, bu sureyi hesaplayip dusun lan.
bugun, yazdiklarimi daha okunur kilmak icin, boyle resimli bir yazi hazirladim. ve burada da bu yaziya son veriyorum.
oyle iste.
ne demisler?
she is back!
ben burdaydim. sen yoktun.
yersen!
Basının yakından takip ettiği, gündem belirleyen bu blogtan bütün haber ajanslarına sözlü bir uyarıda bulunmak istiyorum, lütfen “Son XX yılın en sıcak yazını yaşıyoruz” haberleri bitsin. Eğer azıcık bile doğruluk payı olsaydı çoktan hepimizin sıvıya, hatta bazılarımızın buhara, Adanalıların ise plazmaya dönüşmesi gerekirdi. Saygılar…
basina koim size bise olmasin bengisu
harbi özlemişim bu tip yazmanı. daha sık yaz, deli etme adamı :) bi de umarım şu recim işe yarayan recimdir ve benle de paylaşırsın. ağustosa ne kaldı nan, çirkin hisediyorum kendimi :(
valla ben bugun, sabah bir elma, oglen deniz bogrulcesi ve kabakli borek bi dilim, aksam uzeri bi elma, aksam da yemek yerine 2 bira gibi bi plan yaptim kafamda.
umarim uyabilirim :)
ama aciktim misal. oglen olsa da yemek yesem..
hieyt.
şahsıma gayet saldırıda bulunulmuş.
bende hep buradaydım sayın fakeangel.sadece ben sizin deli saçması yazılarını seviyor ve eğleniyorum.bu yüzdendir ki yorumlarım gayet kendime saklı.
hıh.
sadece sacmaladiginiz surece yorum yaparim diosunuz yani sayko beycigim oyle mi ?
ayrica da. hih!
bana cevap vermeyiniz sayın fakeangel. :D
özlemedim desem:p
birakiniz bu ayaklari sayin travis. :p
hem siz yeni okursunuz. kidemli diilsiniz gozumde. yeterince daldan dala yazisi okumadiniz ki.
Odaya bayıldım. Orada tüm gün kitap okuyabilirim. Ya da sadece kitaplara bakarak mutlu düşler diyarına dalabilirim.
Gerilla pazarlama ha :) Sevdiğim konulardan biridir. Bir arkadaşımın tez çalışmasıydı gerilla pazarlama. Arkadaşımın tez sunumunu da izleyince daha da çok sevmeye başladım. Bizim ülkede de yavaş yavaş uygulandığını görmek gayet güzel.