dirty space of my mind.
kim konusmus: missipisi
güzel bir tesadüf haftasıydı bu hafta. dünya tatlısı bir blogu olan elçin’le zaten bir yerlerden tanıdık çıktık. daha da güzeli, yarın iş çıkışı, aklımızda çikolata, şekersiz kahvelerimizi içeceğiz karşılıklı.
bir süredir, aklımızda bir proje vardı. moda bloglarıyla ilgili. ismiydi, adresiydi, şuydu buydu derken, sonunda ortaya bir şeyler çıkmaya başladı. henüz çok yeni, ancak yine de paylaşmak istedim. Emeğine Sağlık adı da: tık tık
son olarak, bu sıralar yine pms eşliğinde içime giren liseli ergen kızın sesini dinledim. ve sonunda bir adet de tumblr sahibi oldum. ona da baksanıza :)
onun dışında da yeni hiçbir şey yok. aslında dün yeni bir yemek denedim. ben çok beğendim. jack bey ise eh işte dedi. kedimiz biraz yedi. sokak kedileriyse yaladı yuttu. çok basit aslında, tavuk göğsünü dövüp içine cheddar peyniriyle rozbif koyup sardım. üstüne de kremalı mantarlı sos yaptım. rozbif tavuğa gerçekten çok yakışıyor, ancak jack’in tavuğunun içine rozbif yerine pastırma koydum, pastırmaysa çok kurudu pişince. onun eh işte deme sebebi de oydu. denenebilir. bu arada, istinye parkın pazar kısmındaki polonezdeki rozbif ve çemensiz pastırma (açık olanları) çok ama çok lezzetli. son dönemde taktık kafaya.
öyle işte.
ne demisler?
Ahhh bunu ben şimdi gördüm :)) ne güzel oldu, pek mutlu oldum gorustugumuze! Bu arada, su karışımın tarifini bekliyorum ;)
çok mu bohem oldunuz sanki :)
:) bohem ne alaka ya ? şafak kaç sen ondan haberdar et bizi piyar.
o eski şafaklar kalmadı missi. ama hala 105-106 filan sanrm :D
merhaba! ben burayı da çok sevdim. “da” eki elçin’in bloguna ek olarak manası taşımaktadır. zaten oradan buldum burayı, koptum geldim. her gün kontrol edileceklere ekledim, paylaşmak istedim. :)