fly me to the moon.

kim konusmus: missipisi

airport

merhaba. ben feykencil. yeni mottom, 2 haftaya bir ayaklarim yerden kesilmezse kendimi kotu hissediyorum.

hahayt. cok havali degil mi ? tabi havali olcak bebeyim. su an 2010 yili icerisinde 35. seferimi yapmadan once, ataturk havalimanindan yaziyorum bu yaziyi sizlere. daha ne olsun ? bundan bir adim otesi, hostes olmam olurdu. o zaman da ne havali olurdu lan. dusunsenize. hostes oldugumu. tamam, fazla dusunmeyin vazcaydim.

bundan onceki 3 haftamda, sariyer-kozyatagi-sariyer seferleri yaptim bir de gun icerisinde. bugun kabus sona erdi. uzun bir sure icin -oyle olmasini yurekten diliyorum- metrobuse elveda dedim. elveda metrobus. elveda halktan insanlar. ben bundan sonraki bir ay yine ucaklarla, ozel servislerle falan seyahat edecegim. ama araniza karismak da pek keyifliydi. misal tanistigim ve uzuncayir-zincirlikuyu arasinda buyuk ask yasadigim 8 yasindaki merdo. ne tatliydin oyle. peki ya bana yer veren 45 yasin ustundeki amcalar? hakkinizi odeyemem valla.

yalniz o degil de, 10 yasindan kucuklerle 45 yasindan buyuklerin sevgilisiyim. hepsi beni cok seviyor. biliyorum, hepsinin dusuncesi, “hos hatunmus”

misal, mert’e soruyorum. mert ismimin anlamini biliyor musun ? evet diyor. birilerini sevmek. guluyorum. peki kimi seviyorsun okulda diyorum. kiz mi erkek mi diyor. kiz diyorum. lal diyor. neden diyorum. cunku her seyini benimle paylasiyor diyor. sonra da ekliyor. sisko ama lal.

peki diyorum bu sefer. ne cok peki diyorum degil mi okur. yazmaya yazmaya paslandim. kusuruma bakmayin. neyse. peki diyorum. peki peki peki. ben de sisko muyum mert ?

haayir diyor. sen buyuksun. buyuk derken boylu poslu. suna bak diyor annesi. nasil da capkin oglum. bir de diyor. guzelsin. mutlu oluyorum.

bir de bi sabah bi amca geliyor yanima 34a beklerken. sana metrobuste oturmanin sirrini verim mi ? diye soruyor. guluyorum. tutmasam kendimi kahkaha atcam. bu ne lan. metrobusle ilgili sir, gizem mi olur amca diyecegim diyemiyorum. dinliyorum diyorum ilgiyle. bak simdi diyor, 2. panoyla ibb yazisinin oldugu yerin arasini tam ortala ve yolda dur. kapinin ortasindan degil, sagindan gir. 4. sen giriyorsun. peki diyorum. yanyana oturuyoruz. nasil ? diye soruyor. tesekkur ediyor, kulakliklarimi takiyorum.

ben cok sıkıldım. beni hayat cok yordu bu 3 hafta. hic is yapmadim. ve hic is yapmamak cok kotu bir sey. boyumdan cok buyuk bir yerdeydim. kimse de bana is vermedi. otur izle dediler. izle izle nereye kadar ? 3 hafta goturebildim bir sekilde. ama daha fazla dayanabilir miydim hic bilmiyorum. yol desen, daha fazla istanbul trafigiyle beyninizi sikmek istemem ama. 3 haftada bir yasima daha girip iyice karta kactim ben.

simdi. adanaya gidiyorum. anamin kucagina. daha ucagima 1.5 saat var. taksimde icmekle havaalaninda kitap okumak arasinda kalip havaalanina gelmeye karar verdim. iyi ki de oyle yaptim.  hasreti sona erdirdim. simdi ne de sevineceksiniz oyle bir siteyi kontrol edip bu yaziyi gorunce. sevinmeseniz bile sevinmis gibi yapsaniza lan. nolur. mutlu olmaya ihtiyacim var. nutellaya ihtiyacim var. zira yine pms’in pencesindeyim.

oyle iste.