i stopped talking when i was 6 years old.

kim konusmus: fakeangel

p1080513-1

dunyanin en uslu bebeklerindin der annem hep. 40im ciktiktan sonra, aciktigim ve sictigim zamanlar disinda hic aglamazmisim. hic ilgi beklemezmisim. geceleri hic uyanmaz, aksam 8de yatar, sabah 8e kadar uyurmusum.

1 yasima geldigimde, kendi basima yemek yemeyi ogrenmisim. annem bez baglamayi birakmis altima. bir don ve bir fanila esliginde, kendi kendime takilirmisim. herseyi ellerimle yemek en buyuk zevkimmis.

cocukluguma dair hatirladigim en eski hatiram 4 yasimla ilgili. ondan sonrasinda zaten, cogu seyi, cok net hatirlarim. tarihlerle, isimlerle, yerlerle birlikte.

hatirladiklarimdan bahsetmem gerekirse:

cok merakliydim. insanlar neyi neden yapiyorlar, burada ne yaziyor, acaba bu cekmecelere, dolaplara annem ne koyuyor; kafami hep boyle seylerle mesgul ederdim.

okumayi 4.5 yasindayken, kendi basima, susam sokagindan ogrendim. 12 ciltik bir ansiklopedi vardi evde. belki hatirlayaniniz olur. cocuklar icin olan, sari bir ansiklopedi. 11 cilt harflerden olusuyordu, 12. cilt ise turkiyeydi. iste o ansiklopedi, en cok ilgimi ceken seydi benim. resimler vardi cunku. ve ben yazilari okumak icin cildiriyordum.

susam sokaginin sonundaysa, harfleri ogretiyorlardi. annem ilkokul ogretmeni oldugundan oturu, cok karsiydi ilkokula baslamadan once okuma-yazmayi ogrenmeme. gizlice, susam sokaginin sonundaki harfleri ogrendim. a-araba, b-balon, gibi.. son gun, ki o gun 3 ocak 1990 idi. z-zil’i ogrendim ve kosa kosa annemin yanina gittim.

-anneaa, burda ne yaziyo sana soyleyim mi ?

-soyle bakalim

-1989-1990 ogretim yili, yillik plan defteri.

sok olmus, bir de gazeteden bir haber okutmustu.

iste ondan sonra, hep okudum. annemin beni kolumdan tutup da, cocuklugumun en favori mekani olan yolgecen kitapcisina goturup, ilk romanim olan kucuk kara balik (behrengi) yi (ilk romanim derken, yazdiim diil, okudugum :p) i okudugumdan beri, cocuklugumla ilgili en net hatirladigim seyler kitaplar.

onun disinda, ki bu cokca dalga konusu oldu hayatimin ileriki donemlerinde, hemen her seyin tadina bakmaya calistim. ki insanlar cocukken bunu nasil yapmamislar, hala kafam almaz. boktan sabuna, orumcekten karincaya, en az 1 kez yemisligim vardir.

uykuyu hic sevmezdim. hele oglen uykulari, kabusumdu. annemin beni uyutabilmek icin, artik son nokta olarak, bana tokat attigini ve aglamami sagladigini bilirim. aglarsam uykum gelir diye. ama hep kendisi uyuyakalirdi benden once. yataktan kalkar, evde ne kadar cekmece varsa, hepsini bosaltir, sonra tekrar dizerdim. evde ne var, ne yok, benden sorulurdu.

genel olarak, hicbir seyden korkmazdim. korku duygusu, sanirim cok sonra tanistigim bir his oldu. annem beni cok korkutmaya calisirdi misal, cunku herkesle konusurdum, herkesle super anlasirdim. mahalledeki kasap, eczaci, bakkal ve bilimum diger cesitli esnafin goz bebegiydim.

sonradan anlatir annem, “en buyuk korkum, birilerinin seni kacirip sana bisey yapmasiydi, cunku kesin kanardin”

babamla pek fazla cocukluk anim yoktur mesela. ben kucukken, o hep sehir disindaydi cunku. ve onun sehir disinda oldugu her gece, ayni kabusu gorurdum.

din cok ilgimi cekerdi. annanemle birlikte namaz kilardim, zorla oruc tutardim. dua ezberlerdim. bir kez ama, orucumu yemistim. pismaniye getirmisti teyzem izmirden, dayanamamistim.

cocuklugumdan bahsetmeye basladigimda, durmak bilmiyorum sanirim.

ama yeter bu kadar.

son 1 ani. dondurma favori yiyecegimdi. ve annem, yilin ilk dondurmasini, bize 23 nisanda yedirirdi. 3 kardes olarak, yilin en heyecanla bekledigimiz zamaniydi 23 nisanlar.

hala, 23 nisan, bu sebeple, cok mutlu hissettigim ve cok heyecanlandigim bir gundur.

evet efendim. bu bir mim. pek sevgili doksanbirden gelmis. iyi olmus.

benim merak ettigim cocukluklar sunlar,

antepian

herseyhakkinda1sey

porco rosso

selim isik

biliyorum, mimi gonderdigim bloglarin bir kismi, kisisel bloglar olmak yerine, konulu bloglar (ahah konulu porno gibi oldu bu.) her neyse. ama yine de, benim merakimi giderip de, yazmaya karar verirlerse, bahtiyar olacagim.