Kahkahalar Ülkesi

weekdays.

C360_2012-01-06 15-08-10

geçen hafta gebzede çalıştım. penguenlerle bile işe gidebilmek çok güzeldi. bu arada, belki soran olur diye, kazak topshop, pantolon mango, botlar ugege

DSC_0065 - Hagrid,Subtle,Dirt

gebzede çalışmanın bir başka güzel yanı da, dilediğin kadar starbucks. binanın içinde starbucks var. hayat bana güzeldi geçen hafta. bu hafta yine. plağza insanlığına dönüş yaptım. takımımın içine kedili kazak giymenin mutluluğu dışında, hava kadar bunaltıcıyım en az. belki yine soran olur. gözlüklerim persol. ve memnun ötesiyim.

C360_2012-01-08 14-41-01

şu sıralar evimizdeki tek mutlu kedicik bu. bazen çok istiyorum. bu kedi ben olaydım. manzaraya karşı. kalorifer peteğinin üstünde. gözlerim kapalı. uyusaydım böyle bir güzel..

C360_2012-01-08 15-46-06

evi de en çok yağmur yağınca seviyorum. genel olarak yağmuru çok seviyorum zaten. huzur kaplıyor içimi. azcık hüzünlü olsa da güzel be yağmur. bu sıralar annem camdaki su damlalarına taktı genel olarak. ben de bu fotoğrafı ona gönderirim die çektim.

C360_2012-01-08 14-46-00

bu salak da evimizin mutsuz kedisi. kendisi kocasızlıktan düz duvara tırmanıyor son zamanlarda. yemeden içmeden de kesildi. ne kendisi uyuyor ne de bizi uyutuyor. az kaldı sokağa atcam 3 günlüğüne. erkeğe doysun diye. ama işte. hayatımda ilk kez cins bir kedim var. onun çocukları bari güzel olsun. piç doğmasın yavrucaklar diye tutuyorum kendimi. kısırlaştırsam mı acaba diye de düşünmeden edemiyorum. ancak işte yine de bir kez doğursun istiyorum.. bilemiyoruz kısacası. sadece jack bey ilen kafayı yicez az kaldı.

bu da böyle bir blog yazısı oldu. çok özeniyorum moda blogu olanlara ve tumblr’lara şu sıralar. ondandır bu post. öyle işte.

habibi

bu şarkı bana günlerce dansetcek bir enerji veriyor sabahları dinleyince. tenk yu mesut süre.

there’s a light that never goes out.

083vn4

çok kuul olmaya falan çalışıyorum da. buraya yazim belki rahatlarım dedim. çünkü cidden çok tırsıyorum.. benim retinamda delik varmış. sağ gözümde. 2 tane. ameliyat olmam gerekiyormuş. lazerle. kolay bir ameliyatmış aslında, ama olmazsam kör olurmuşum. ameliyatın da tek yan etkisi kör olabilirmişim.

lazerden de hiçbir şeyden korkmadığım kadar çok korkuyorum. karşıyım lazere. darth vader ışın kılıcını gözüme sokcakmış gibi hissediyorum. bir de, gözlerim. tek hazinem gibi bir şey. yani evet. kendileri biraz güzeller. bayaa güzeller. gözlerimle insanlara istediğimi yaptırabiliyorum falan. bir tek jack beyde pek işe yaramıyor. ama onun dışında bayaa işlevsel. ama işte. of bilmiyorum. korkuyorum. korkuyorum. çok korkuyorum. ve bunu kimseye söyleyemiyorum. öyle işte..

day n night

bazı şarkılar içini ısıtıyor insanın. russian red’in şarkıları da öyle. nostaljik. keyifli. hafiften ritm tutası geliyor insanın. mayıs 2011  çıkışlı albümüyle aynı parçayı taşıyan şarkı da tam olarak böyle. albüm i love your glasses kadar sarmasa da beni, bir kaç şarkı, özellikle de fuerteventura bayaa başarılı.

siz de dinleyin bence

zaten abla da pek tatlı pek cillop gibi görseli:

russian-red_106906

ash.

Apparat

iş değiştirdim. söledim mi bilmiorum. iş değiştirmedim esasen. hala gadget’ım ama başka bir bankada. 6 ay oldu hatta. çok mutluyum burada. daha huzurlu ve ii diyebiliriz. daha rutin bir işim var. daha az geziyorum. yani bu 6 aydır çok az geziyorum; ancak ocaktan itibaren biraz daha gezeceğim sanırım. neyse bunları neden anlatıyorum, yeni bankamda şöyle bir olay var: merkezi denetim. merkezi denetimin şöyle bir güzelliği var: plaza. evet. tam bir plaza insanı oldum. taşra şubelerinden plazaya geçiş yaptım ve elimde kahvem kulağımda kulaklığım denetim yapıyorum. evet kulağımda kulaklığım. evet bütün gün müzik dinliyorum. bütün gün müzik dinlerken sanırım ne iş olsa yaparım ben. o açıdan çok güzel. ama bir süre sonra dinleyecek müzik bulamıyorum. evet benim denyoluğum. müzik bulamamak gibi bir şey olabilir mi ? olamaz. hande yener fln bile dinlediğim oluyor. valla bak. geçenlerde gruuuvşark benim için you’re obsessed with hande yener dedi. çok alındım. enivey.

dedim ya müzik bulamıyorum. ben de naapıyorum. sevdiğim grupları belirliyorum. sevdiğim ama bir şekilde unuttuğum. sonra da onların yeni albümleri var mı diye araştırıyorum. işte tam bu noktada tekrar karşıma çıktı apparat. uzun süredir dinlemiyordum bile. bir baktım. eylülde yeni albümleri çıkmış. bir baktım. albüm çok güzel lan. hele bir de ash/black veil diye bir şarkıları var ki. tadından yenmez. ama genel olarak albüm çok güzel. kendimi tekrar ediyorum evet.

neyse. bir link vermek için bu kadar yazı yazdım yine. buyrun link

iyi dinlemeler.