meraba.
yine yoktum uzun zamandir. son yazdigim zamandan bu yana, bir suru sehir gezdim yine. artik hatirlamiyorum da nereye gittim, naaptim. sonra evlendim. evimin kadini oldum, ama uzaktan evimin kadini. yerseniz. long distıns merriyıc.
onun disinda. huzurluyum. dunyanin en guzel evinde oturuyorum. dunyanin en tatli kocasi bana dustu. oooh. manti bile yapiyor. jack the last mantibender.
yine bir son donem klasigi olarak, bu yaziyi sizlere havalimanindan yaziyorum. adeta sigindigim bir liman kendisi.
bu 1.5 yil sonunda, istanbulu artik bolca sevmeye basladim. tabi bunun devasaaa bogaz manzarali evimizle cok yakindan ilgisi var, ama havasi ve trafigi artik daha az bunaltiyor beni.
dugunum oldu. gelin oldum. benden olmaz saniyordum ama oldu iste. haha gittigim en guzel dugundu. cok da hatirlamiyorum gerci. cok sarhostum. aciip eglendim.
en son hayal meyal sahnede evli mutlu cocuklu soyledigimi (???), martin 5inde o soguk havada terasta sadece gelinligimle yere oturup sek rakilari shot yaptigimi veee daha once hiic duymadiğima neredeyse emin oldugum bir sarkinin sozlerini ezberimden soyleyerek bolum mudurumle karsilikli gobek attigimi hatirliyorum.
bir de, nikah ve ilk dans aninda heyecandan olecek sandim. o kadar. gecti ve gitti. simdi 6 haftadir evli bir kadınım.
sonra bir de balayi var tabi. mukemmel bir otelde, surekli ye, ic, yat ve masaj yaptir seklinde gecirdigim 5 gunden sonra, hala adapte olamadim is hayatina. calisirken surekli canim mohito ya da long aylınd ays tii istiyor. evde de bir acik bufe olsa diye dusunup duruyorum. ama hayat iste. acimasiz gercekler.
butun yatirimimizi da, eve bir oyun ve eglence merkezi kurmak adina harcamayi dusunur bi halimiz var. gelsin playstation 3ler, gitar hiro bendler, notebooklar bir suru kitaplar vs. degmeyin keyfimize yani.
bugun yola cikacagim hic umrumda olmadan, canta bile hazirlamadan henuz, dun gece, sabah 4e kadar guitar hero oynadim. ve uzun suredir gecirdigim en keyifli cumartesi gecesiydi. bey benimle taksimde bara mi gitmio ? amaaan bosver, ben evde hem icer hem de kendi muzigimi kendim yaparim modundaydim.
uzun uzun anlattim. amacim sizi kiskandirmak degil aslinda. sadece, yokum ya burda. ve buradayken boyle donem donem cok motivasyonsuz, kendimi cok kotu hissederek yazdigim seyler var ya. artik onlarin hicbiri yok hayatimda.
daha garip triplere bagladim gerci. bunu itiraf etmek cok komik ve cok salak oldugumu dusuneceksiniz belki ama kendimi dusunsel olarak sokak hayvanlarina adadim. onlari dusunup agladigim geceler oluyor. hicbir aksiyonda bulunmamam ve onlari bu kadar dusunurken anneme bir kopek ciftliginden para vererek kopek almam ve bizim de eve bir blue russian cinsi kedi alacak olmamiz gercegini bir kenara birakirsak (boyle yazinca da iice igrendim kendimden) gercekten de cok uzuluyorum ve bir seyler yapamamak beni cok sinirlendiriyor.
yazasim cok var. ama ucagim kalkacak az sonra. toparlanmam gerek hafiften. bir de cok heyecanliyim. hakan gunday’in yeni kitabina baslayacagim ucakta. daha baslamadan hic bitmesin isteyerek okumak ve kendimden gecmek istiyorum..
gorusmek umidiylen. hepinizi ozledim lan!