splash me color..

kim konusmus: missipisi


fotograf cekmek..
kucuklugumden beri annem sagolsun, hasir nesirim fotograf makineleriyle.. unutmama imkan yok.. ablam 13 ben 7 kardesimse 5.5 yasindayken annem elimize fotograf makinesini verir sirayla, ayni seyleri cekmemizi isterdi.. sonra o 36lik rulonun sonunun gelmesini heyecanla bekler, fotograflari fotografcidan aldiktan sonra da incelemeye koyulurdu, hangimiz daha guzel yakalamisiz diye o anlari..
banaysa.. hep inanmasi zor gelmistir.. ve biraz da mucizevi.. dusunsenize.. bir ani donduruyorsunuz.. ve o an.. ellerinizde oluyor.. onu inceleyebiliyor, nasil gozuktugunuzu, yuzunuzdeki cizgileri, gozlerinizdeki huzunu, hepsini gorebiliyorsunuz.. aynaya bakmaktan da farkli ustelik.. cunku o fotograf karesi, aynanin yaptigindan daha da fazlasini yapiyor.. zamani durduruyor!

5 yasimda, ansiklopedilere olan merakim yuzunden tam 29 gun susam sokagini art arda izleyerek ogrendim okumayi kendi basima..
bir ogretmen olan annemin sinir krizi gecirmesine ramak kala okudum ilk kelimelerimi.. “1989-1990 ogretim yılı, yıllık plan defteri”. hep istemisti ki.. okulumda, ogretmenim esliginde duzgunce ogreneyim okumayi.. ama yine de.. bana once gazete, sonra cin ali kitaplari, sonra da behrengi okuttu benim aldigim keyif kadar keyif alarak.. kitap okumayi sevmeyi de.. fotograf cekmeyi sevdigim gibi annemden ogrendim ben.. ve o bizi ogle uykularina yatirmaya cabalayip da uyuyakaldiktan sonra.. kitapligin raflarini merdiven yapip kendime.. gizlice ustlerde duran ansiklopedileri aldim okudum ben kucukken.. ve “dolma” kelimesinden sonra, ilk baktigim kelime “fotograf” olmustu.. unutmam.. birseyler anlayabilmek, “o an” lari nasil yakalayabildiklerini ogrenebilmek adina..

bugun bile, fen lisesinin bana ogrettikleri ve benim merak edip de okudugum bilime dair butun o kanitlar, gercekler, bendeki fotografa dair “mucizevi” tanimlamayi yok edememistir.. hala, dunyadaki en garip olaylari, buluslari sorsaniz bana.. “insanlar nasil olmus da patlicani, kabagi oyup da icini pirincle, kiymayla doldurmayi akil etmisler” dedikten sonra hayretle, emin olun sunu derim “fotograf cekmeyi, zamani durdurmayi basarmak!”

ve yine bugun, beni en cok mutlu eden seylerden biridir guzel bir ani yakalamak, ondan daha guzelini yakalamak icin cabalamak.. cok anlamlidir.. bir gozum vizordeyken, deklansore bastigim anlar da, kendimi en mutlu, huzurlu ve ben gibi hissettigim anlardan biridir..

beni cok seven insanlar.. bunu cok iyi bilirler.. sanirim bu nedenden dolayidir ki.. annemin bozmadigi bir gelenek vardir. her dogum gunumde bana fotograf makinesi almak. babamsa yurt disina her gidisinde, bana eski, antika, “bak kizim bunu sunlar casuslukta kullanmislar, bu makinanin yapildigi fabrikayi bunlar bombalamislar” tarzi cumlelerle birlikte sunabilecegi bir fotograf makinesi bulup da getirir..

ama bu yil.. mutlulugum 3 e katlandi.. insanlarin gorup de “aaa bu oyuncak mi” dedikleri bir fotograf makinesi hediye etti ablam bana.. lomo colorsplash.. ustelik de love edition.. rengarenk fotograflar cekebiliyorum ve hayat benim icin artik rengarenk gibi.. ve jack bey belgeseller aldi.. fotografcilikla ilgili.. izledigim en guzel filmi bile max. 3-4 gun aklinda tutup, sahnelerini canlandiran ben, jack bey’in yani basinda izledigim o 50 dakikalik rituelin her sahnesini 1 haftadir kafamda yeniden canlandiriyor, dusunuyor, ozeniyorum..

bir national geographic fotografcisi olamayacagimi biliyorum.. ama oldugumu dusunmek bile cok keyifli.. durmadan bunun hayalini kuruyorum :)

onun disinda, bir haftadir.. ciddi anlamda fotograf makinelerime yapisik bir hayat suruyorum ve bu beni cok mutlu bir insana cevirdi..

bu yaziyi yazma sebebim de.. tamamen bu mutlulugu paylasmak.. oyle iste :)